Kimseye bağlanma,çok güvenme güvenirsen de söyleme,çok sevme o daha az sever üzülürsün,saçların ıslak gezme hasta olursun,sevgilini kıskanma kıskanırsan da belli etme,dostluk yalan,aşk yalan,güven,sadakat palavra bunlar..Yapmamam gereken onlarca şey var beynimin içinde,ellerinde kocaman silahları saplıyorlar olur olmaz her yere.Ruhum kumpas altında sanki her gün hatalar,günahlar listemi güncelleyip evden öyle çıkıyorum sokağa,bir parça daha az yansın diye canım.Kısa vadede benden iyisi,akıllısı yok oysa ki değmeden kimselere öyle tek başıma ilerliyorum.Uzun vadeye girmiş bulunmaktayım şimdi ise ve ellerim bomboş.Güçlü,dirençli,iradesi sağlam,gerektiğinde herkese karşı durabilecek kadar yenilmez,gerektiğindeyse acılarını zaaflarını suskunluğuna gömebilecek kadar sırcı.Ama bir başına,bomboş,desteksiz,en sevdiklerini en çok incitmiş,en çok incittiklerine günah çıkarmaktan aciz.Suçlu ben miyim sanmıyorum..Peki ya sevdiklerim değiller..Suçlu yaradılıştı,hep çok anlayışlı hep çok göz yuman kişi eğer bir gün kendini korumak ve savunmak isterse o gün kaybettiği gündü.Ve tam tersi de doğru,geçerliydi.Hatalıydım,hatalıydılar ve herkes haklı olduğunu düşünüyordu.Böyle olacak böyle son bulacaktı bu hikaye.Değiştiremediğimiz ön yargılarımız ve etiketlerimiz bizim katilimiz olmuştu.Ölüyorduk ve hiç birimiz öldüğümüzü itiraf edemiyorduk ve her gün yapılmaması gerekenler listemizi güncelleyip öyle çıkıyorduk sokağa…




